Eren'i uyandırdım, o da öyle güzel uyandı ki, öpüştük koklaştık yatağında, haftasonumuzu sordu, ona müjdeyi verdim , deniz geliyor annecim, nazlı teyzenler geliyor, yuppieee diye kalktı yatakdan... güzel bir haftasonu bizi bekliyordu, tıpkı herkes gibi, birçokları gibi...
Eren'i okula götürüp, servise bindim, gazetemi açtım, radyoda bişeyler oluyor, birileri heyecanla konuşuyor, ama ben dinlemiyorum.. bi 10 dakika dinlemedim, sonra binali yıldırım açıklama yapacak diye, şoförümüz radyonun sesini açtı, " istanbuldan kalkan atlas jet uçağı bildiğiniz üzere ısparta yakınlarında düştü, ve uçakdan canlı kurtarılan kimse olmadı....... " neeeeee, neresi, ısparta neresi? koray nereye gitmişti allahım, ıspartaya da gidiyor, afyona da , denizliyi de.. ne biliyim ben, günü birlik geziler, hatırlamıyorum, " ne dedi bu?" diye sesim çıktı, boğazım düğümlendi, koray da oradamıydı, hatırlamıyorum, allah kahretsin bu aklımı, akılsızmıyım ben, kafamın içinde bir mikser dolaşıyor panikden, adımı sorsanız söylemeyecek haldeyim, ağlamaya başladım, panik oldu tabi arkadaşlarım da, harita lazım bana, afyona gitti diyorum, yoksa afyona gitmek için ıspartaya mı iniliyor, allahım coğrafyam hep çok kötüydü... derken denizli geldi aklıma, ağlarken telefonunu çaldırıyorum, ikisi de kapalı.... evet denizli, denizli ısparta değil ki... biraz sakinleştim ama ölüm haberi alma anını yaşadığım için gözyaşlarıma hakim olamıyorum, kendiliğinden süzülüyorlar durmadan, musluğu yok ki kapatayım... herhalde sesini duyuncaya kadar durmayacaklar, arıyorum, nihayet 15 dakika sonra telefonu açıyor, unutmuş açmayı... ne oldu sesine diyor, neden paniksin... "hiccccc... ben sandım ki.. hani düşmüş ya bi uçak....." , yine o şen şakrak, dünyanın en güzel sesi geliyor telefonun ucundan "merak etme askım, seni bırakıp hiçbir yere gitmem ben, akşama görüşürüz, seni seviyorum"....

ya diğerleri... servisde, evde kahvaltı masasının başında, çocuğunu okula bırakırken, haftasonunun planlarını yaparken, evleneceği erkeği beklerken, oğlunu, kızını beklerken, bu haberi böylece alanlar... ansızın, birden.......
çaresizce aradıkları ve 15 dakika gecikmeyle açılamayacak telefonlar...
bi kerecik açılsa...belki bi son söz, söylenememiş seni seviyorumlar, özür dilerimler, keşkeler için...
bu kadar çabuksa herşey, bir anlıksa, neden daha sıkı sarılmayız ki etrafımıza.... pişman olmamak için ...
çok üzgünüm... hala gözlerimde yaşlar...