
Aynı evde yaşarken, ayrı programlar yapmaya calışırdık, nasıl olsa herkes herkesin cepte kardeşiydi...nasıl olsa yeniyıl partisinden bir gün sonra ranzalarda altlı üstlü yatılacak, bilemedin bir hafta sonra da yılın ilk kavgası çıkacaktı, ya yeni ütülediğin gömleği giyip kaçmadan, ya tam da çalışabilmek için sessizliğe ihtiyacım olduğu anda açılan teypden, ya mutfakdaki bulaşık yıkama sırasına uyulmamasından çıkacaktı; ama illa çıkacaktı.. ama kardeşlik buydu işte, 1 gün sonra hiçbisey olmamışcasına odanın kapısı kapatılıp kikirdenecekti, karpuz yerken kim daha iğrenç ses çıkaracak yarışması yapılıp teypde kayda alınacak, dinlenip dinlenip gülmekten yerlere yatılacaktı...
derken ne olduysa arka arkaya evden kopma vakti geldi, önce en büyük abla olarak ben evlenip istanbul'a geldim, sonra doktor Sevtap'ımız, benim bir küçüğüm doğuya atandı ve orada biricik Damadımız Mete ile tanışıp evlendiler, sonra uzmanlığı kazanıp onlar da İstanbul'a taşındılar, Serap, 3 numara da üniversite için zaten şehir dışındaydı, geri dönmüştü, sonra o da İstanbul'a geldi, hani toprak çekti derler ya abla çekti hepsini... ama yine de hepimiz ayrı evlerdeyiz işte artık.... bir tek en küçüğümüz,Nesloş Eskişehirde, annem ve babamla yaşıyor şimdi.. ve artık bizler de her fırsatı birlikte olabilmek için değerlendiriyoruz, 31 Aralık gecesi de oyle bir geceydi iste bizim için... birlikte olma ve birbirimize sahip olduğumuz için şükretme gecesi aynı zamanda... hepinizi çoook seviyoruuum